4 Temmuz 2012 Çarşamba

Berat Kandili Nedir? 4 Temmuz 2012 Çarşamba

berat kandili
“Berat Kandili, bize her türlü kötülük, zulüm, haksızlık ve adaletsizlikten uzak kalmayı öğretir”

Rahmet ve mağfiret mevsimi Ramazan ayının habercisi Berat Kandili yarın idrak edilecek.

Kurtuluş, afv ve arınma anlamlarına gelen ve her yıl üç ayların ikincisi olan Şaban ayının 15. gecesi idrak edilen Berat Kandili münasebetiyle Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez bir mesaj yayımladı.

Mesajında kültürümüzde “kandil” olarak adlandırılan bu gecelerin, özümüze dönme, kendimizi sorgulama, geçici olanla kalıcı olanı fark etme, kalp gözümüzü açma ve gönül dünyamızı temizleme fırsatı sunduğunu dile getiren Diyanet İşleri Başkanı Görmez, bu gecelerin Rabbimize, kendimize ve bütün insanlığa karşı sorumluluklarımızı hatırlattığını ifade etti.

Berat Kandilinin müminlere öğrettiği hususlara işaret eden Diyanet İşleri Başkanı Görmez’in mesajından öne çıkan başlıklar şöyle: 

“Berat Kandili, her türlü kötülükten beri olmayı öğretir”

“Her yıl gelen Berat Kandili, bizlere her türlü şer, kötülük, zulüm, haksızlık ve adaletsizlikten beri olmayı, onlardan teberra ederek uzak kalmayı öğretir.”

“Berat Kandili, Allah katındaki beratımızın yollarını öğretir”

“Berat Kandili, Yüce Rabbimiz nezdinde beratımıza vesile olduğu, Rabbimizin affediciliğine ve bağışlayıcılığına sığınmayı öğrettiği gibi, kendimize, ailemize, din kardeşlerimize, yaratılıştan kardeşlerimize ve tüm kâinata karşı affedici, onarıcı ve bağışlayıcı olmayı öğretir.”

“Berat Kandili, gerçek özgürlük beratını öğretir”

“Berat Kandili, arzularımızın, tutkularımızın, heva ve heveslerimizin, bencilliklerimizin egemenliğinden, nefsimizin esaretinden kurtularak gerçek özgürlük beratımıza nasıl kavuşacağımızı öğretir.”

“Beratımızı almanın yolu, Kur’an’ı Kerim’i ve Hz. Peygamberin (sas) sünnetini yaşamaktan geçer”

“Bu kandil, beratımızı almamızın ancak, hayat rehberimiz olan Kur’an-ı Kerim’i anlamakla, yaşamakla, Sevgili Peygamberimiz (sas)’in bizlere miras bırakmış olduğu sünnetini ve evrensel ahlâkî erdemleri hayatımıza yansıtmakla mümkün olacağını öğretir.”

“Beratımızın önündeki engeller…”

Mesajında insanlığın beratının önünde duran engellere dikkat çeken Diyanet İşleri Başkanı Görmez, bu engellerin başında gelen kin, nefret, öfke, kibir, dünyevileşme ve güç tutkusunun gün geçtikçe insanlığı daha fazla etkilediğini vurguladı.

“Birbirimizin beratına yardımcı olalım”

İslâm dünyasının içinden geçmekte olduğu zorlu sürece de değinen ve İslâm coğrafyasının bir an önce bir acı ve elem coğrafyası olmaktan kurtularak, yeniden bir ilim ve medeniyet coğrafyasına dönüşmesi duasında bulunan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, bölgemizde yaşanmakta olan fitne, kargaşa ve kaos ortamına ve bunlardan teberra etmeye dikkat çekti. Müslümanların birbirlerinin beratına yardımcı olmaları gerektiğine işaret eden Başkan Görmez, mesajını şöyle bitirdi: “İslâm dünyası olarak barış, huzur ve güven içerisinde, arınmış gönüllerle, günah yüklerimizden berat etmiş olarak Ramazan-ı şerife girmeyi nasip etmesini Cenab-ı Mevla’dan niyaz ediyorum.”

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

04 Temmuz 2012 Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece, mübarek üç ayların sonuncusu, her yıl gelişiyle pek çok güzelliğin yaşandığı rahmet, mağfiret ve arınma mevsimi Ramazan-ı şerife adım adım yaklaştığımızın habercisi, kurtuluş, af ve arınma gecesi olan Berat Kandilini idrak edeceğiz. Hızla akıp giden ömür içerisinde böylesine mübarek bir geceye bir kez daha eriştirip bizlere güzel bir fırsat bahşettiği için Cenab-ı Hakk’a ne kadar hamd ü sena etsek, ne kadar şükretsek azdır.

Kültürümüzde kandil olarak adlandırılan bu mübarek geceler, dünyanın koşuşturması içerisinde varlık ve yaratılış gayesini unutup sonu gelmez emel ve hevesler peşinde koca bir ömrü heba eden bizlere, özümüze dönme ve kendimizi sorgulama, geçici olanla kalıcı olanı fark etme, kalp gözümüzü açma ve gönül dünyamızı temizleme fırsatı sunar. Rabbimize, kendimize ve bütün insanlığa karşı sorumluluklarımızı hatırlatır, bu görevlerimizi ihmal edip etmediğimizi yeniden düşünme, tövbe ederek geçmişi affettirme, dua, azim ve kararlılıkla geleceği inşa etme imkânı sağlar.
Her yıl gelen Berat Kandili, bizlere her türlü şer, kötülük, zulüm, haksızlık ve adaletsizlikten beri olmayı, onlardan teberra ederek uzak kalmayı öğretir.

Berat Kandili, Yüce Rabbimiz nezdinde beratımıza vesile olduğu, Rabbimizin affediciliğine ve bağışlayıcılığına sığınmayı öğrettiği gibi, kendimize, ailemize, din kardeşlerimize, yaratılıştan kardeşlerimize ve tüm kâinata karşı affedici, onarıcı ve bağışlayıcı olmayı öğretir. Berat, kırılan kalpleri onarma, dargınlık duvarlarını yıkma, kin, nefret ve intikam duygularını aşma günüdür. Yüce Yaradan’ın affına erebilmek için yaradılanı affetme günüdür.

Berat Kandili, arzularımızın, tutkularımızın, heva ve heveslerimizin, bencilliklerimizin egemenliğinden, nefsimizin esaretinden kurtularak gerçek özgürlük beratımıza nasıl kavuşacağımızı öğretir. Nefis ve şeytanın hile ve tuzaklarına karşı her zaman yüksek bir teyakkuzda olma bilincini diri tutar.

Bu kandil, beratımızı almamızın ancak, hayat rehberimiz olan Kur’an-ı Kerim’i anlamakla, yaşamakla, Sevgili Peygamberimiz (sav)’in bizlere miras bırakmış olduğu sünnetini ve evrensel ahlâkî erdemleri hayatımıza yansıtmakla mümkün olacağını öğretir.

Berat Kandili vesilesiyle bir kez daha hatırlatmak isterim ki, bugün İslâm dünyası, bir taraftan Müslüman halkların kendi hür iradeleriyle yönetimlerini belirleme isteklerinin açıkça ortaya çıktığı; diğer taraftan tarihte yaşanmış mezhep farklılıklarının çatışmaya sürüklenmesinin tahrik edildiği; zulümlerin, savaşların, çatışmaların, insan hakları ihlâllerinin, cinayetlerin, terör ve şiddetin, ekonomik sıkıntıların, fakirliğin, cehaletin, geri kalmışlığın yaşandığı zorlu bir süreçten geçmektedir. Özellikle yakın coğrafyamızda yaşanan elim hadiseler, hem bu ülkelerde yaşayan kardeşlerimizin hem de bütün Müslümanların tarihin ender gördüğü ağır bir fitneyle imtihandan geçtiğini göstermektedir. Bu durumda Müslüman toplulukların her türlü şer odağına karşı basiretli, ferasetli ve uyanık olmak yükümlülüğü vardır. Akan kan, kardeş kanıdır. Tarih boyunca İslâm medeniyetine ve onun tüm düşünce yapılarına beşiklik eden coğrafyalarda meydana gelen terör ve şiddet olaylarının bir mezhep gerilimi gibi lanse edilmesi ise büyük bir yanıltmadır. Yaşanan bu hadiselerin bir an önce sona ermesi ve İslâm coğrafyasının bir acı ve elem coğrafyası olmaktan kurtularak, yeniden bir ilim ve medeniyet coğrafyasına dönüşmesi Yüce Rabbimden en büyük niyazımdır.

Bu duygu ve düşüncelerle başta aziz milletimiz, gönül coğrafyamızdaki vatandaş, soydaş ve din kardeşlerimiz olmak üzere tüm İslâm âleminin Berat Kandilini tebrik ediyor; bu mübarek gecenin özellikle şer odakları tarafından ülkemizin de içine çekilmek istendiği aşikar olan ve yakın coğrafyamızda uyandırılmak istenen fitne ateşinden, kargaşa ve kaos ortamından teberra etmemize vesile olmasını; kin, nefret, öfke, kibir, dünyevileşme, güç tutkusu gibi beratımızın önünde duran ve gün geçtikçe artan engelleri bertaraf ederek birbirimizin beratına yardımcı olmayı; İslâm dünyası olarak barış, huzur ve güven içerisinde arınmış gönüllerle, günah yüklerimizden berat etmiş olarak Ramazan-ı şerife girmeyi nasip etmesini Cenab-ı Mevla’dan niyaz ediyorum.
  
Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ
Diyanet İşleri Başkanı

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder